Aşk Tesadüfleri Sever!
Haziran. 29, 2009 ·
Sanki yan taraftaki sokak çalgıcısına bakıyormuş gibi yanımda yürüyen kızı kesiyordum. Ha şimdi ha birazdan diye diye taaa buraya kadar geldim. Belki de peşinden kilometreler kat ettiğim ama bir türlü açılamadığım 352. kız olacaktı…
Okuldan çıkmış yorgun argın eve gidiyordum. Gece yine sap muhabbetine dalıp sabah etmiştik. Zaten derse diye gidip yine kantinde gelen geçen kızlara baktık. Aramızdaki en inek kişinin –ki kendisinin alttan 5 dersi var- haftaya vizelerin başlayacağını söyleyip muhabbetin içine edene kadar çok eğlendik. Bu kara haber herkesi yine derde saldı ve kalkıp ayrıldık.
Eve gitmek için metroya bindim. Haftaya çekeceğim sıkıntıları düşünürken metro geldi. Keyfim yerinde olmadığında “inenlere öncelik vermeyi” hep ihmal ederim. Yine öyle oldu. Kapıların açılmasıyla kendimi içeri atmam ve inenlerin “hayvan herif” bakışlarına maruz kalmam bir oldu. Oturdum ve hareketi bekledim. Tabi beklerken de sağa sola bakındım. Osmanbey metroda güzel kız her zaman vardır gençler. İhmal etmeyin Osmanbey metroyu.
Neyse… Mecidiyeköy’e yaklaşınca kalktım. Tek durak da olsa otururum boş koltuk varsa. Tam kapının önünde saçlarımı düzeltirken tren durdu. Kapı açılırken onunla göz göze geldik. Ben her zamanki gibi ufak bir göz teması diye düşünürken kızın ciddi ciddi gözlerimin içine baktığını gördüm. Hatta bindikten sonra arkasını dönüp baktığını da gördüm. Oturduktan sonra da baktığını gördüm. Tabi buradan benim de dönüp baktığımı anladınız.
Her zaman filmlerdeki saçma aşk hikâyelerine özenmişimdir. Ve bir delilik yapayım dedim. Kapılar kapanmadan hemen bir arkadaki kapıya yönelip tekrar içeri girdim. Boş koltuk da vardı ama oturmadım. Hemen arkasında bir yerde durdum. Levent’e yaklaşınca ayaklandı. Beni görmemesi için arkamı döndüm. Metro Levent’te durunca indi. Ben de peşinden indim. Arkasından mesafeyi koruyarak ilerledim. Çıkışa doğru yanına yaklaşıp kendimi göstermeliydim. Yanına iyice yaklaştım…
Tam yan yana geldiğimizde ona doğru döndüm. Sanki yan taraftaki sokak çalgıcısına bakıyormuş gibi yanımda yürüyen kızı kesiyordum. Ha şimdi ha birazdan diye diye taaa buraya kadar geldim. Belki de peşinden kilometreler kat ettiğim ama bir türlü açılamadığım 352. kız olacaktı…
Oldu da… Bir türlü açılamadığım tam 352. kız oldu. Siz tabi bu olayı yazıyorum diye çıktık falan sandınız ama yok. Adını bile öğrenemedim. Aklımda çok şahane bir tanışma muhabbeti vardı. Kabul etmemesi imkânsızdı. Zaten o kadar da baktı bana. Ama geçen hafta da dedim ya dostlar “gerçek kızı ben bulmayacaktım, o beni bulacaktı.”Buldu da…